Ay'ı Tanıtıyoruz

Fal Deryası'ndaki büyük yeniliğe 1 vade kaldı..!
05.12.2015 06:25

Ay'ı Tanıtıyoruz

Yıldızblilim'in bazı bölümlerine öncelikle - en azından başlangıçta - güvenmek gerekiyor. Dünyadan 3.578 milyon mil (5.730 milyon km.) uzaklıkta olan ve çıplak gözle görülmeyen plüton gibi ufacık gezegenin gündelik yaşamımızı nasıl etkilediğine akıl erdirmek pek kolay değildir. Buna karşın, Güneş'in ve Ay'ın gücü, Yıldızbilim'e yönelik ilgileri ne olursa olsun, herkes tarafından bilinmektedir.

Güneş'in etkisini değerlendirebilmek için, onun parladığı ve parlamadığı anlardaki duygularınızı karşılaştırın. Çiftçi veya bahçıvan iseniz, Güneş'in etkisi olağanüstüdür; ekininizi geliştirebilir, ya da hasattan önce kavurabilir. Ay'ın gücü ise bu kadar belirgin değildir; özellikle, kalabalık bir kentte yaşıyorsanız be sokak lambaları ile neon ışıkları Ay'sız bir gecenin ürkütücü karanlığını aydınlatıyorsa. (Şunu da belirtmeliyiz ki, Dolunay yatak odanızın tavanını en çok 15 mumluk bir ampul kadar aydınlatabilir.) Denizci veya kıyı koruyucuysanız, Ay ile okyanusların gelgit olayı arasındaki yaşamsal bağlantıyı hatırlatmama gerek bile yok.

Yıldızbiliminsel açıdan Ay gökyüzünün yüce anasıdır; geceyi, denizleri ve doğumları yönetir. Ruhbilimsel açıdan ise insan doğasının en içten, en özel be duygusal yönlerini simgeler. Dilerseniz, Güneş 'Yang' dır (Erkek, sevimli, belirgin ve yapıcı). Ay ise 'Yin' dir(dişi, içedönük, ince ve eylemsiz). Başlangıçtan beri her ırk ve kültür, Güneş'i erkeksi gücün, Ay'ı kadınsal enerjinin simgesi olarak gördü. Bunun nedenlerinden biri, Ay'ın düzenli bir biçimde parlayıp sönmesi, böylece doğum, olgunluk, yaşlılık ve üreme süreçlerini yansıtması, Güneş'in ise sürekli aynı görünüşünü korumasıdır. Bir başka neden ise, Ay'ın izlediği yolla kadınların aybaşı olgusu arasındaki, çok uzun süreden beri kanıtlanmış bağlantıdır.

Çağdaş dünyamız Güneş'le yakından ilgilidir. Feminist atılımın son dönemde geliştirdiği aşamalara karşın, halen erkek enerkisinin hükmettiği bir toplumda yaşıyoruz. Belki de erkeksi Güneş burçlarının bu denli etkin olmalarının nedenlerinden biri de budur! Çoğumuzda, genelleştirilmiş bilgileri be basitleştirilmiş bilimsel fikirleri kolayca kabul etme eğilimi vardır. Güneş 'sadeliği' yönetir; 'maddesel gelişmeden, kişisel yarardan', yani 20. Yüzyıl'ın çok belirgin iki ilkesinden söz eder. Acıma, şefkat ve hoşgörü gibi Ay'a ait ilkeler de dünyamızda bulunuyor; ama çoğumuzun da kabul ettiği gibi, bunlar insanca dürtüler içinde, normal olarak ikinci planda kalıyor.

Gözü dihirde olanlar - ortamın sınırlamalarını zorlamak isteyen herkes - için her türlü insanın iki yönlü olduğunun kabullenmesi çok önemlidir. Her maço erkeğin içinde dışarıya açılmak için çaba harcayan yumuşak, şiirsel, duyarlı bir birey vardır. Her yumuşak başlı kadının içinde de kendini belirtme fırsatını kollayan güçlü, yapıcı ve hırslı bir kişi bulunur. Yine de birçok kadın, en azından yüzeysel olarak, kişiliklerinin Ay'a bağlı yönüyle özdeşleşmeyi kolay buluyor. Öte yandan çoğu erkek de, daha çok güneş'in enerjisine eğilimlidir. Başka bir deyişle, kadınlar daha sıkça Ay burçlarıyla, erkeklerse Güneş burçlarıyla ilişkili olur.


Yorumlar: