Druidler

Fal Deryası'ndaki büyük yeniliğe 1 vade kaldı..!
21.06.2016 02:45

Druidler

Orman tanrıları ile ağaç ilahlarına Dryades adı verilen Greklerin kullandığı bu gelime, Gal kaynaklıdır. Britanya ve Galler'in gizemli rahipleri, aşkın bilimlerle uğraşan ve amuletleri (tılsımları) enerjilendirebilen Druidlerdir.

Astral ışığı çekebilen ökseotunu kesme, en özel ritüelleri olan altın bir orak ve iki beyaz boğanın kurban töreni ile gerçekleştirildi. Druid gizli hikmet bilgileri sadece ezberlenerek ve hiçbir yazı formuna dökülmeden sözlü aktarımla verilirdi. Kutsal şiirler Galli gençlerin öğrenmesi için İngiltere druid okullarında ezberletilir; ışıki hayat ve hakikat'in çoğaltılması; karanlık, ölüm ve yanlışınlığın mecazi anlamlarıyla değiştirilirdi.

Okült tıp, göksel gizimler, reerkarnasyon sırları, maji öğretileri önemli bir yer tutar ve 25 Aralık şafağı Güneş Tanrısı'nın doğumu olarak kutlanırdı. Orman perileri, su perileri ve gnom'lara sunular bırakırlardı. Diğer pagan tanrı ve tanrıçalarının içinde onlar için en önemli olan Tanrı Hu ve Tanrıça Geridwen'di. Bunlar zaten varlığın iki ilkesinin temsilindeki tüm özellikleri barındırırlardı. Kelt rahipleri olarak Druidler, topluluklarının en öneme değer kimlikleriydiler. Toplumsal bağları kuran din işlerinin koruyucusu kurban törenlerini, kanuni işleri, ceza ve takdiri takip eden, saygınlıkları tartışılmaz kişilerdi ve toplumu yönetirlerdi. İnisiye olanlara aktarılan Druid öğretileri sözlü geleneğe aitti ve bu nedenle efsanelerden gelip, anlatıma büründüğü hali ile akıllarda kalmış ezoterik bilgiler söz konusudur.

Druidler hakkında bilgi alırken, antik bir isimle karşılaşırız. Julius Ceaser. "Gallia Savaşı" adlı kitabında, Druidlerin eğitimine talip olan kişinin, yaklaşık 20 yılını inisiye olmakla geçirmesi gerektiğini ve yazıya geçirilmeyen sözlü gelenekle hikmet aktarıldığı belirtilir. Gal inanlılarının kurban törenlerine belli durumlarda izin verdiği ve insan kurban edilmesi için bir insan canına karşın, bir diğerini kefaret olarak gösterdikleri konusuna da, bu kitapta değinilmiştir.

Doğa Tanrıcı bir dinleri olan Keltler, İngiliz adalarında M.Ö.1000 yıllarında yaşamışlardı. Kutsal Ağaçları olan Meie'nin üzerinde eğer Ökse otu da mevcutsa bu durum, onu olağanüstü özel yapardı. Ökse otu, törenle altın bir orak tutan Druid rahibi tarafından kesilip kullanılırdı. Druid, kelime anlamıyla; "meşe ağacının ruhunu tanımış olan" demekti ve Druid rahipleri toplumun en üstünde yer alırlardı. Elma ağacı ölümsüzlüğü sembolize ederdi, onlara göre ağaçlar, yer ve gök arasında bağlantı kurar; üstündeki kuşlar ile göklerden, kökleri ile de yeraltı dünyasından mesaj iletirlerdi.

Toplumsal statülerinin ötesinde Druidler, Bilgeliğin Üstadları diye adlandırılmış. Öğretileri metafizik alana aitti ve ruhun ölümsüzlüğü ile enkarnasyonu üzerine kurulmuştu. Eğitime gelen adaylar belli sınavlardan geçerler, ölüm ve yeniden doğma sembolizmi ile derece atlarlardı. Orta Çağ boyunca süren şövalyelik kurumunun kaynağını Druid öğretilerinden aldığı söylenir. Astronomi ve şifalı otların bilimi ile uğraşan rahipler; yer, yer altı ve görünmeyen dünya olarak alemi üçe bölmüşler ve orman, dağ, su kaynakları ve mağaraları kutsal bilmişlerdir. Mağaralar, periler dünyasına açılan yollardı ve buralara girip de çıkanlar yeteneklerle donanabilirlerdi. Adalar, ruhsal inziva yerleri olarak insanın içe dönmesi ve kendini çevreden soyutlaması için önemlilerdi. Drudilerde kutsal korular, mesajlara ulaşabilecekleri doğal yerlerdi, tapınak binaları inşa etmişlerdi. Keltik bir yazı türü olan Ogam'ı kullanırlardı. Druidler, kadınları dışlamayarak, Druideslerin inisiyasyonlarına izin vermişler, savaşçı yetiştirmekte de katkıları olan "Bilge Kadın"ların ilaç hazırlama ve Hristiyanlığın ilerleme dönemlerinde bağnaz kişilerce cadılar olarak görülmeleri nedeniyle öldürüldükleri biliniyor.


Yorumlar: