Mistik Ağacınız

23.06.2016 07:06

Mistik Ağacınız

Bitkilerin bize ruhsal mutluluk veren renk, koku ve güzelliklerinin yanında, gizemli özellikleri de var elbette. Morötesi ve kızılötesi ışınları seçip, duyamadığımız frekansta sesleri duymak, yıldızlar ve ayın hareketlerinden etkilenmek, acıyı algılamak gibi. Kök dokularındaki sinirsel merkezle yaşar, dinlenir, uyuyup, uyanırlar, duygusal iletişim kurabildikleri de düşünülür. Şüphesiz ki, hücresel düzeyde bir ana algılama, tüm canlılar arasında paylaşılmaktadır. Mistiklerin "Deva" inancına göre, insan ve hayvanların ruhları varsa, elbette bitkilerin de vardır, buna da o çiçeğin Deva'sı denir. Deva, Sanskritçe'de ışık varlık anlamındadır. Bu inanışa göre, doğanın işleyiş planı gereği, vazifelendirilmiş yüksek varlıklar bulunmaktadır. Her şeyin birbiriyle irtibatlı ve düzenle yürümesi için, "Doğa Ruhluları" görevlidir. Keltler, Şamanlar, Kızılderililer, Slavlar gibi daha birçok eski topluluklarda da bu güçlerle bağlantı kurabilme, Ulu ağaçlarla düşünsel iletişim sağlama, onların şikayetlerini dinleme ve önerilerine kulak verme gizemli bir öğreti olarak ele alınıp, uygulanmıştır. Bu inancı benimseyenler, Doğa'nın işittiğini düşünüyorlardı. Kuzey Amerika yerlilerinin, Ege'deki Helen Uygarlığı'nın ve Kelt'lerin Mistik Ağacı Meşe idi. Meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemleyen insanların büyük kısmı, Tanrı'larından birinin yıldırımla yere inerek, meşe ağacında oturduğu kanısına varmışlardı. Helenler ise, Meşe'nin yıldırım tanrısı olduğuna inandılar, bu ağacın gövdesine vurarak şanssızlıklarına karşı, Tanrıları ile iletişime geçebildiklerini düşündüler. Günümüzdeki toplumların çoğunda yaygın olan ve üç kez tahtaya vurarak korunmayı sağlama amacını güden batıl inancın kaynağının kökleri onlardan kalmadır. Eski toplumların çoğunda, Ağaç Kültü önemli bir yere sahipti. Göktürklerde, Yakut ve Uygur Türklerinde, Kayın Ağacı ve Karaçam kutsaldı. Her şamanın özel bir ağacı bulunurdu ve Şaman ile ağacı arasında gizli bir bağ kurulmuştu. Uygurların Türeyiş Efsanesinde ise, kayın ağacının ortasından çıkan beş güzel çocuğun en küçüğü; Böğü Tekin, Uygur Hanı olmuştu. Kırım Türklerinde Çınar, Anadolu'da Ladin, Köknar, Yörüklerde Kara Dur ağaçları kutsaldı. Batı Sibirya kavimlerinde de kutsal ağaç Sedir'dir. Mısırlıların Mistik ağacı İncir, Almanların ise Dişbudak idi. Zeytin ise, elbette hep özeldir ve her zaman yeşilliğini koruuyarak 500 yıldan fazla yaşayabilir. En uzun ömürlü ağaç, 4900 yıl yaşam sürdürenilen Diken Kozalaklı Çam Ağacı türüdür.

İlkyaz günlerinde, mitolojik olarak; Temmuz'un yeraltından çıkışı, Ishtar sayesinde yeniden dirilerek her baharda yeryüzünne getirilişi gibi, yaşamın sürekli yenilendiği bir anı yaşarız. Temmuz, tabiatın ölüşü (sonbahar, kış) ve dirilişiyle (ilkbahar, yaz) birlikte hareket eden bir tanrı kabul edilmiş. Elbette Avrasya'da Bahar Bayramı, Nevruz, Yeni Gün Bayramı, Kardelen Bayramı ve Hıdrallez kutlama ve törensel uygulamalarının temelinde ve Dünya'daki bütün kültürlerdeki bahar ve yaz bayramı geleneklerinin mitolojik esinleri yadsınmaz. Temmuz Mit'inin sarmal bir gelişim olduğunu söyleyebiliriz, zira yaşam, ayni noktaya dönme yerine gelişerek yineleniyor.

Druidler, 13 aydan oluşan Ay takvimi kullanmışlardır, her ay 28 günden oluşuyor. Yılın her ayına bir ağacın ismi verilmiş ve her ağacın mistik özellikleri var. Keltler ağaç ruhlarına Dryad adı verirlerdi. Dryad; "ağaçlara bakan, içinde veya etrafında yaşayıp onları koruyan periler" olarak bilinir. Buna koşut olarak, Altay ve Yakut Türkleri de, ağacın içinde yaşayan, bazen de göklere çıkıp dolaşan bir Ana-Tanrı veya Ak-Ana diye adlandırdıkları elementalin varlığına inanırlardı.

"Mistik Ağacınız"ı kelt burçlarının tarihlerinde bulmak ve ağacınızı doğada arayarak enerji transferi sağlamak mümkün. Bu, bioenerjetik alanlarımızın tıkalı olma durumunda etkin bir enerji sağlayıcı olarak da önerilebilir.


Yorumlar:

Burç Yorumları

Burç Uyumları

Yükselen Burç Öğrenme